‘Son Parti, ‘Hırçın Kız’dan uyarlandı

‘Hırçın Kız’dan uyarlandı

Yapımcılığını Ulak Entertainment’ın yapmış olduğu, senaryo ve yönetmenliğini Enes Ateş’in üstlendiği Duygusal – Güldürü ve Gençlik filmi “Son Parti”, 8 Nisan’da gösterime girecek.

Başrollerini Fırat Altunmeşe, Almila Ada, Nil Keser, Ömer Faruk Çavuş, Sezer Sarıçay’ın paylaşmış olduğu film, Shakespeare’in ‘Hırçın Kız’ adlı güldürü oyununun özgür bir uyarlaması.

Filmin Mevzusu: İkiz kardeşler Katre ve Birsu, Şehnaz Lisesi 12. sınıfta okurlar. Birsu okulun popüler kızı, Katre ise ailenin asi çocuğudur. Dönem sonu gelmiş ve bir Şehnaz Lisesi geleneği haline gelmiş Egemen’in doğum günü partisi kutlanacaktır. Sadece o yıl mezun olacaklar ve bu sınavlardan ilkin son kez bir araya gelecekleri hususi bir akşam olacaktır.
12 D talebesi Deniz, Birsu’ya aşıktır ve o akşam açılmayı planlar. Sadece Birsu’nun pimpirikli babası doğum gününe gitmesine yalnızca ikiz kardeşi Katre’de gelirse izin verir. Katre’nin ise bir partiye gitmeye asla niyeti yoktur. Durumu öğrenen Deniz, Katre’yi partiye gitmeye ikna edecek birini aramaya adım atar.

Yönetmen Görüşü: Sir Thomas Beechem’in “gençlik yaşamın sonunda olmalıydı, ondan sadece o süre yararlanırdık“ aforizması ve beyaz perdede anlatımsal bir unsur olarak iç içe geçmiş evrenler hakkında düşünerek başladım bu hikayeye çalışmaya. Ne kadar ilginçtir bir doğum günü partisinin bir grup liseli için ne büyük anlamlar taşıyabildiği. Projeme esin olan Shakespeare’in Hırçın Kız adlı oyununu okurken aklıma hep aynı sual takıldı: haiz olmak ile hakim olmak içinde iyi mi bir fark var? İki adam üstünden açıklanıyor bu durum. Shakespeare’in Katherine’nini Katre, Bianca’sını Birsu yaparken kendimde ve günümüz gençlerinde devamlı gözlemlediğim bu tematiği yansıtmaya çalıştım. Haiz olmak ve hakim olmak da aynı şey değil. Buradaki mesele haiz olma durumunun tek taraflı oluşunda. Bu filmin evreninde olgunluk süreci karakterlerin bu problemi fark etmesi ile başlıyor. Bir şey haiz olana da başka birisi haiz olmaya çalışıyor ve bu bu şekilde sürüp gidiyor. Yalnız birisi sahiplendiği oranda sahiplenilirse ortadan kalkıyor egemenlik problemi. Bundan dolayı hayatta hepimiz sevilmiş olduğu kadar seviliyor.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.