‘Klondike’ Ukrayna’daki insanların durumuna dikkati çekiyor

Ukrayna krizine dikkat çekiyor

Dünya prömiyerini ocak sonunda Sundance Film Festivali’nde, Avrupa prömiyerini de 14 Şubat’ta 72’nci Berlin Uluslararası Film Festivali’nde yapan ‘Klondike’, Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde 2014 yılında bir yolcu uçağının düşmesi ve bu bölgede yaşayan hamile bir kadının ayrılıkçı grupların kuşattığı köyü zorluklara rağmen terk etmemesini konu ediniyor.

Sundance Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülü alan, Berlin Uluslararası Film Festivali’de ise ‘Ekümenik Jüri Ödülü’ne layık görülen ‘Klondike’nin yönetmeni Maryna Er Gorbach, açıklamada, Berlin’deki gösterimlerde filme yoğun ilgi gösterilmesinden mutlu olduğunu söyledi.

Maryna Er Gorbach, filmin mesajının sadece Ukrayna’da nelerin yaşandığını göstermek değil, filmin sonunda insanlarda büyük bir merak bırakmak olduğunu ifade ederek, “Yerli insanlar nasıl yaşıyorlar, hangi zorluklar içinde hayat devam ediyor? Bence bu duyguyu vermek önemli. Buna ulaştık” dedi.

Ukrayna ile Rusya arasındaki krize işaret eden Maryna Er Gorbach, “Ukrayna’da savaş yeni başlamadı. 8 sene geçti. İnsanların nasıl tepki verdiklerini görüyoruz. Film zaten 2014 yılını anlatıyor. Savaş o zaman başladı ve orada nelerin yaşandığını anlatmak çok zor.” değerlendirmesinde bulundu.

Maryna Er Gorbach, o dönemde insanların savaşın 8 – 10 yıl süreceğine ilişkin bir hisse sahip olmadığını ve yaşamaya devam etmek zorunda olduklarını kaydetti. Filmin Ukrayna’daki güncel duruma da işaret ettiğinin hatırlatılması üzerine Gorbach, “Şimdi savaşı başlatmak veya bitirmek sanatçıların elinde değil. Ancak film yapmak bizim elimizde. Hisleri anlatmak bizim elimizde. Şimdi Sundance ve Berlin’de Klondike olmasaydı ama aynı olaylar Ukrayna’da yaşansa kendimi daha güçsüz hissedebilirdim. ‘Bir şeye yetişemedik veya yapamadık.’ derdim. İyi ki film var“ şeklinde konuştu.

Maryna Er Gorbach

Maryna Er Gorbach

Maryna Er Gorbach, bir taraftan Ukrayna krizine ilişkin haberlerin yapıldığını, diğer taraftan da bu filmin Ukrayna’daki durumu anlatmaya yardımcı olduğunu aktararak, “Öyle olduğunu düşünmek istiyorum. Ben kendimi bu durumda sesimi yükseltmiş hissediyorum. Sanat yoluyla sesimizi çıkartabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Krizin yaşandığı bölgedeki insanların durumunun anlatılmasının önemli olduğunu vurgulayan Maryna Er Gorbach, şunları aktardı; “Aileler için bir şey yapılması lazım. Duyguların anlatılması lazım. 8-10 sene korkamayız. İnsan yoruluyor korkulardan. Bir şey yapmak istiyorsun. Bu duygulardan çıkmak istiyorsun. Bu yüzden ‘Fllm yapalım, bu bizim mesleğimiz.’ dedik. Bu film daha fazla insana ulaşır veya ülke için bir şekilde sembol olabilir. Şu an çok içindeyim öyle bakamam ama bu zamanda bir işe yarıyorsa gerçekten ne güzel, ne büyük bir şey.”

Maryna Er Gorbach, yolcu uçağının düştüğü 17 Temmuz’un, aynı zamandan kendisinin de doğum günü olduğu bilgisini paylaşarak, “İlginç bir detay oldu. Ben zaten filmlerde olaylara çok yakın oluyorum. Bir duvar veya mesafe koyamıyorum. Sürekli içindeyim gibi hissediyorum. Ancak orada yaşamıyorum. Dışardan izliyorum. Anlatımlarla ve kamerayla orada yaşamayan insanları biraz daha yaklaşmak istedim” diye konuştu.

Filmde güçlü bir kadın karakterinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine de Maryna Er Gorbach, şunları söyledi; “Biz güçlü bir karakter olsun diye çıkmadık yola. Biz yerli bir karakterle yola çıktık. Bilerek güçlü bir kadın yapalım gibi bir programımız yoktu. Gerçekten her kadın karakter, ülkeyi anlatan bir karakter. Ukrayna’da kadınlar belli bir karakterle yaşıyor. Biz de kendimizden, annelerden, teyzelerden gördüğümüz bir kadın karakter için bir renk oluşturduk. Hayata tutunmaya hazır bir karakter. Zaten hamile ve tüm içgüdüler daha güçlü oluyor. Kadın bebek beklerken başka bir insan oluyor. Savaş devam ediyor ama hayata devam etmesi lazım.”

İnsanların savaşın neden başladığını tartışmamasını isteyen Maryna Er Gorbach, “Ukrayna bağımsız bir ülke bunu aramamak lazım. İnsanlar orada nasıl yaşıyorlar, bu savaş nasıl bitecek, beraber bitirebilmek için ne yapmak lazım? Konu oraya gitsin istiyorum” dedi.

Maryna Er Gorbach, bir sonraki projede çocuk filmi çekmek istediğini belirterek, çocukları yetiştirmek ve onlar için kaliteli filmlerin çekilmesinin önemli olduğunu anlattı. Gorbach, filmin Ukrayna-Türkiye yapımı olduğuna işaret ederek, TRT’ye, 12 Punto’ya ve Kültür ve Turizm Bakanlığına teşekkür etti.

Filmin yapımcısı Mehmet Bahadır Er de Berlinale’in dünya sinemasında önemli bir yeri olduğunu belirterek, 2000’li yılların ortasında Berlinale’de Jasmila Zbanic’in ‘Grbavica’ filminin en iyi filmi ödülünü aldığını hatırlattı. Er, dünyanın Saraybosna’da olan her şeyi bu filmden öğrendiğini ifade ederek, şunları dile getirdi; “Biz hep Türkiye’den çok yakın alıyoruz meseleleri. Herkesin bildiğini varsayıyoruz ama Saraybosna meselesini dünya bu festivalden çıkan bir filmle öğrendi. Ukrayna için de bu (Klondike) çok önemli bir şans. Çünkü Ukrayna meselesini tam zamanında anlatıyor. Biraz etliye sütlüye bulaşan bir film. Böyle 10-20 yıl geçtikten sonra üzerinden arkasından konuşulan bir film değil de tam da içerisinde ve estetik değeri çok yüksek bir film olacak.”

Mehmet Bahadır Er

Mehmet Bahadır Er

Türkiye’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Sinema Genel Müdürlüğü’nün ve TRT’nin filme destek vermelerinin önemli olduğunu vurgulayan Mehmet Bahadır Er, “Ukrayna’da sinemacılar genelde Almanya ile Polonya ile ortaklık yapalım diye düşünüyor. Şimdi böyle bir ihtimalin bulunduğunu, burada estetik değere karşılık olduğunu da görecekler. Bunun Türk sineması ile Ukrayna sineması yakınlaşması açısından çok değerli olacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.